☰
✕

Eylül enflasyonu açıklandı: Enflasyon düşüyor, ancak hayat pahalılığı bitmiş değil

TAKİP ET

 

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), eylül ayına ilişkin enflasyon verilerini açıkladı. Buna göre tüketici fiyatları eylülde aylık bazda yüzde 1,84 artarken, yıllık enflasyon yüzde 29,73 oldu.

Yıllık enflasyonun yüzde 30'un altına gerilemesi dezenflasyon sürecinin sürdüğüne işaret ederken, aylık yüzde 1,84'lük artış fiyat baskılarının tamamen ortadan kalkmadığını gösterdi. Açıklanan rakamlar maaşlardan kiralara, emekli aylıklarından Merkez Bankası'nın faiz politikasına kadar birçok başlıkta doğrudan etkili olacak.

Maaşlarda kritik soru: Zam enflasyonu karşılıyor mu?

Yıllık enflasyonun yüzde 29,73'e gerilemesi, çalışanların alım gücünün otomatik olarak arttığı anlamına gelmiyor. Burada belirleyici olan maaş artışının enflasyonun ne kadar üzerinde veya altında kaldığı.

Örneğin bir çalışanın maaşı yüzde 20 artarken aynı dönemde fiyatlar yüzde 29,73 yükselirse, çalışanın reel alım gücü yaklaşık yüzde 7,5 oranında gerilemiş oluyor.

Bu nedenle enflasyonun düşmesi ile fiyatların düşmesi arasındaki fark önem taşıyor. Dezenflasyon, fiyatların gerilemesi değil, fiyatların daha önceki döneme kıyasla daha yavaş artması anlamına geliyor.

Kiracılar açısından tablo daha farklı

Eylül enflasyonunun ardından kira artışlarında da yeni oran ortaya çıktı.

Konut kiralarında yenileme döneminde uygulanabilecek artış oranı yıllık TÜFE'ye göre değil, TÜFE'nin 12 aylık ortalamasına göre belirleniyor. Bu nedenle yıllık enflasyon yüzde 29,73 olarak açıklanmasına rağmen, ekim ayında yenilenecek kiralar için artış oranı yüzde 31,49 oldu.

Örneğin 20 bin liralık bir konut kirası, yüzde 31,49'luk artışla 26 bin 298 liraya çıkabilecek. Böylece kiracının aylık kira yükü 6 bin 298 lira artacak.

Bu durum, vatandaşın günlük yaşamında hissettiği enflasyonun resmi yıllık TÜFE oranından neden farklı olabildiğini de ortaya koyuyor. Özellikle kira ve hizmet fiyatlarındaki artışlar hane bütçeleri üzerinde önemli baskı oluşturmaya devam ediyor.

Emeklilerin gözü ocak zammında

Eylül enflasyonu, milyonlarca emeklinin ocak ayında alacağı zam açısından da önemli bir veri oldu.

SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin zam hesabında temmuz-aralık dönemindeki altı aylık enflasyon dikkate alınıyor. Temmuz, ağustos ve eylül aylarında açıklanan aylık enflasyonların bileşik etkisi yaklaşık yüzde 5,57'ye ulaştı.

Ancak bu rakam henüz ocak ayında uygulanacak kesin zam oranı değil. Ekim, kasım ve aralık aylarında açıklanacak enflasyon rakamları da hesaba eklenecek.

Memur ve memur emeklilerinde ise hesaplama farklı işliyor. Toplu sözleşme kapsamında belirlenen artışa ek olarak oluşabilecek enflasyon farkı da maaşlara yansıyor.

Dolayısıyla yılın son üç ayında oluşacak enflasyon, ocak ayında milyonlarca emekli ve memurun gelirinde belirleyici olacak.

Merkez Bankası'nın faiz politikasında gözler aylık enflasyonda

Eylül verisinin para politikası açısından en önemli mesajı ise dezenflasyon sürecinin devam etmesine rağmen fiyat baskılarının tamamen ortadan kalkmamış olması.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, eylül ayındaki toplantısında politika faizini yüzde 37 seviyesinde tuttu. Para politikasında bundan sonraki süreçte yalnızca yıllık enflasyon rakamı değil, aylık enflasyonun seyri, hizmet fiyatları, kira artışları ve enflasyon beklentileri de yakından izlenecek.

Yıllık enflasyonun yüzde 30'un altına inmesi faiz indirimi açısından olumlu bir gelişme olarak değerlendirilebilse de aylık enflasyonun yüzde 1,84 seviyesinde gerçekleşmesi fiyat baskılarının sürdüğünü gösteriyor.

Bu nedenle önümüzdeki aylarda aylık enflasyonun daha düşük seviyelere inip inmediği, Merkez Bankası'nın faiz kararları açısından kritik önem taşıyacak.

Vatandaş açısından dört önemli başlık

Eylül enflasyonunun ardından ortaya çıkan tablo şöyle:

Maaşlar: Enflasyonun üzerinde zam yapılmadığı takdirde reel alım gücü kaybı devam edebilir.

Kiralar: Ekim ayında yenilenecek konut kiralarında tavan artış oranı yüzde 31,49 olarak uygulanacak.

Emekli aylıkları: SSK ve Bağ-Kur emeklileri için ilk üç ayda yaklaşık yüzde 5,57'lik enflasyon birikmiş durumda; kesin ocak zammı yılın son üç ayındaki verilerle belli olacak.

Faiz: Yıllık enflasyondaki düşüş dezenflasyon açısından olumlu olsa da aylık yüzde 1,84'lük artış, Merkez Bankası'nın temkinli para politikasını sürdürmesi için gerekçe oluşturuyor.

Sonuç: Enflasyon düşüyor, ancak hayat pahalılığı bitmiş değil

Eylül verisi Türkiye ekonomisinde dezenflasyon sürecinin devam ettiğini gösteriyor. Yıllık TÜFE'nin yüzde 30'un altına inmesi önemli bir eşik olurken, aylık yüzde 1,84'lük artış fiyatların hâlâ yükselmeye devam ettiğini ortaya koyuyor.

Önümüzdeki dönemde özellikle kira ve hizmet fiyatlarındaki seyir, ücretlerin enflasyon karşısındaki durumu ve aylık enflasyonun kalıcı biçimde düşüp düşmeyeceği yakından izlenecek.

Kısacası, enflasyonun düşmesi vatandaşın ödediği fiyatların düşmesi anlamına gelmiyor. Asıl rahatlama, fiyat artışlarının daha da yavaşlaması ve gelirlerin bu artışın üzerinde kalıcı biçimde yükselmesiyle hissedilecek.

Türkiye İstatistik Kurumu TUİK Eylül enflasyonu