☰
✕

SİYASETİN DİLİ BU MU OLMALI?

TAKİP ET

 

ÜSLUBUNU SEVDİĞİMİN ADAMI!

Siyaset eleştiri işidir. Siyasetçinin görevi; yanlış gördüğünü söylemek, eksik bulduğunu sorgulamak, kamu adına hesap sormaktır.

Ancak eleştiri yapmakla siyasi dili sokak ağzına çevirmek arasında ince değil, oldukça kalın bir çizgi vardır.

Sosyal medyada ve bazı basın yayın organlarında yer alan paylaşımlara göre BBP Karaman İl Başkanı Mesut Soyfidan'ın, Karaman Belediyesi tarafından yürütülen su ve kanalizasyon çalışmalarına ilişkin değerlendirmesinde kullandığı belirtilen “tingildemeyin” sözü tartışma konusu oldu.

Şimdi soralım:

Bir siyasi partinin il başkanına yakışan dil bu mudur?

Bir belediyeyi eleştirebilirsiniz.

Su kesintisini eleştirebilirsiniz.

Altyapı politikasını, yapılan yatırımın yeterli olup olmadığını, çalışmaların zamanlamasını, vatandaşın yaşadığı mağduriyeti sonuna kadar sorgulayabilirsiniz.

Hatta çok sert de eleştirebilirsiniz.

Ama siyasi eleştirinin gücü argodan değil, ortaya koyduğu bilgi ve belgeden gelir.

40 YILLIK BORU PATLAMIŞ, EKİPLER GECE BOYU SAHADA

Ortada yaklaşık 40 yıllık olduğu belirtilen bir hatta meydana gelen arıza var.

Belediye ekipleri geceden itibaren sahaya çıkmış, arızayı gidermek için çalışıyor.

Üstelik mesele yalnızca patlayan noktayı yamayıp gitmek değil; şehrin ilerleyen yıllarda aynı problemleri tekrar tekrar yaşamaması için eski hatların yenilenmesi de söz konusu.

Elbette vatandaş su kesintisine tepki gösterecek.

Elbette belediyeden daha hızlı çözüm isteyecek.

Elbette siyasetçi de bunun hesabını soracak.

Fakat gece boyunca çamurun, suyun ve kazının içerisinde çalışan belediye işçilerini de içine alan bir tartışmada kullanılan dil önemlidir.

Çünkü o kazının içerisinde çalışan insanlar siyasetçi değil.

Onlar işçi.

Onlar emekçi.

Onlar vatandaşın suyunu yeniden verebilmek için çalışan insanlar.

ELEŞTİRİ BAŞKA, ÜSLUP BAŞKA

Burada asıl tartışılması gereken konu tam olarak budur.

Muhalefet etmek, argo kullanmak değildir.

Sert konuşmak, seviyeyi düşürmek değildir.

Siyaset yapmak, sosyal medyada daha fazla etkileşim almak için sokak jargonuna teslim olmak hiç değildir.

Bir siyasetçinin sözü, sıradan bir sosyal medya kullanıcısının sözünden daha ağırdır.

Çünkü temsil ettiği bir makam, parti ve seçmen kitlesi vardır.

Bugün “tingildemeyin” denildiğinde alkışlayanlar çıkabilir.

Yarın başka bir siyasetçi daha ağır bir ifadeyle cevap verir.

Öbür gün belediye yönetimi başka bir üslupla karşılık verir.

Sonra Karaman'ın gerçek meselelerini değil, kimin kime ne söylediğini konuşmaya başlarız.

Bunun adı siyaset olmaz.

Bunun adı üslup yarışı olur.

“ŞİMDİ İSTEYEN TİNGİLDEYEBİLİR”

Yaşanan tartışmanın ardından verilen şu cevap ise meselenin geldiği noktayı özetliyor:

“Eleştiri yapmak herkesin hakkı. Ancak gece boyunca arızayı gidermeye çalışan emekçilere karşı argo ifadeler kullanmak ne muhalefettir ne de siyaset. Bu, sadece emeğe ve vatandaşın yaşadığı soruna saygısızlıktır.”

Ve cevap şu cümleyle bitiyor:

“Şimdi bu yazımıza isteyen TİNGİLDEYEBİLİR.”

İroni bir yana…

Karaman'ın ihtiyacı “tingildemek” üzerinden yürütülen bir siyasi polemik değil.

Karaman'ın ihtiyacı; su sorununu, kanalizasyon altyapısını, yolları, yatırımları, ekonomiyi ve şehrin geleceğini konuşabilen bir siyasi kültürdür.

Belediye yanlış yapıyorsa eleştirin.

Eksik yapıyorsa gösterin.

Gecikmişse hesabını sorun.

Elinizde belge varsa ortaya koyun.

Alternatifiniz varsa anlatın.

Ama siyasetçinin dili sokağın en hoyrat dili haline gelirse, yarın toplumdan daha seviyeli bir tartışma beklemek de mümkün olmaz.

Çünkü siyasetçi yalnızca konuşmaz.

Üslubuyla da örnek olur.

Son sözümüz de başlıktaki gibi olsun:

ÜSLUBUNU SEVDİĞİMİN ADAMI!

Ama mesele bir kişiyi aşağılamak değil; siyasetin seviyesini yukarıda tutabilmek.

Karaman bunu hak ediyor.

karaman