Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen “Aile ve Nüfus 10 Yılı Vizyon Tanıtım Programı”nda yaptığı konuşmada, Türkiye’de düşen doğurganlık oranlarına dikkat çekerek önemli uyarılarda bulundu. Erdoğan, mevcut verilerin “tedirgin edici” olduğunu belirterek nüfus artış hızındaki gerilemenin uzun vadeli etkilerine işaret etti.
Konuşmasında aile kurumunun toplumun temel taşı olduğunu vurgulayan Erdoğan, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın bu alandaki çalışmalarını takdir etti. Artan sosyal tehditler karşısında aile yapısının korunmasının kritik önemde olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı, aileyi güçlendirmeye yönelik politikaların kararlılıkla sürdürüleceğini dile getirdi.
“Aile insanın en korunaklı çatısıdır” diyen Erdoğan, bireylerin karakter gelişiminden toplumsal dayanışmaya kadar birçok değerin aile içinde kazanıldığını söyledi. Sevgi, empati ve vatan bilinci gibi temel değerlerin aile ortamında şekillendiğini belirten Erdoğan, güçlü aile yapısının güçlü toplum anlamına geldiğini ifade etti.
2025’in “Aile Yılı” ilan edilmesi kapsamında düzenlenen etkinliklere de değinen Erdoğan, çeşitli yarışmalarda dereceye giren vatandaşlara ödüller verileceğini açıkladı.
Cumhurbaşkanı, konuşmasının sonunda aile kurumunun zayıflamasının toplumun genel yapısını da olumsuz etkileyeceğini vurgulayarak, nüfus politikalarının bu çerçevede ele alınması gerektiğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'de doğurganlık hızının 2017'den itibaren nüfusun yenilenme seviyesi olan 2,1'in altına düştüğünü belirterek "Rakamlar hepimiz için tedirgin edici." dedi.
Erdoğan , "Evlilik yaşı yükselmekte, boşanma oranları artmakta, bunların bir sonucu olarak doğurganlık hızımız düşmektedir. Rakamlar hepimiz için tedirgin edici. Doğurganlık hızımız 2017'den itibaren nüfusun yenilenme seviyesi olan 2,1'in altına indi. 2024'te 1,48'e düşen oranın maalesef 2025 yılında daha da geriye gittiğini tahmin ediyoruz. ”
“Bu endişe verici tablo sadece Türkiye'nin meselesi değildir. Avrupa'dan Uzak Doğu'ya kadar birçok ülke yaşlanan nüfus ve azalan doğum oranlarıyla karşı karşıya. Örneğin Türkiye'de yüzde 35'e yaklaşan ortanca yaş, Avrupa'da 45'tir. Türkiye Avrupa Birliği'nden halen 10 yaş gençtir. Biz şimdiden gerekli tedbirleri almaya, tıpkı üç çocuk çağrımızda olduğu gibi yarının risklerini şimdiden azaltmaya çalışıyoruz.”









