Mehmet Bayram, Toprak Mahsulleri Ofisi'nin açıkladığı 2026 yılı hububat alım fiyatlarının, üreticilerin artan girdi maliyetleri çerçevesinde yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) tarafından açıklanan 2026 yılı hububat alım fiyatlarına göre, 2. grup ürünlerde makarnalık ve ekmeklik buğdayın ton başına alım fiyatı 16 bin 500 TL, arpanın ise 12 bin 750 TL olarak belirlendi. Ayrıca temel destek, planlı üretim desteği ve sertifikalı tohum kullanım desteği kapsamında üreticilere dekara toplam 980 TL destek verileceği duyuruldu. Ortalama verim dikkate alındığında bu desteklerin ton başına yaklaşık 3 bin 14 TL’ye karşılık geldiği ifade edildi.
Desteklerle birlikte üreticinin eline geçecek toplam tutarın buğdayda 19 bin 514 TL/ton, arpada ise 15 bin 764 TL/ton seviyesine ulaştığını belirten Bayram, açıklanan rakamların geçen yıla göre nominal artış içerdiğini ancak maliyetlerdeki yükseliş karşısında yeterli olup olmadığının tartışılması gerektiğini söyledi.
“Girdi Maliyetleri Çok Daha Fazla Arttı”
Bayram, geçtiğimiz yıl ton başına 13 bin 500 TL olarak açıklanan buğday alım fiyatının bu yıl 16 bin 500 TL’ye yükseltildiğini ve artış oranının yüzde 22,22 olduğunu hatırlatarak, aynı dönemde tarımsal üretimde kullanılan temel girdilerde çok daha yüksek oranlarda artış yaşandığını vurguladı.
2025 Nisan–2026 Nisan döneminde amonyum sülfat gübresinde yüzde 104, amonyum nitratta yüzde 84, üre gübresinde yüzde 76, DAP gübresinde yüzde 56 ve mazot fiyatlarında yüzde 57 artış meydana geldiğine dikkat çeken Bayram, yem fiyatlarının yüzde 30’un üzerinde, elektrik maliyetlerinin ise yüzde 25 oranında yükseldiğini ifade etti.
“Uluslararası Fiyatlarla Kıyaslama Tek Başına Yeterli Değil”
Dünya buğday fiyatlarının yaklaşık 240 dolar/ton seviyesinde olduğuna yönelik değerlendirmelerin üretim maliyetlerindeki ülke farklılıklarını göz ardı ettiğini belirten Bayram, Türkiye’deki üretim şartlarının birçok ülkeye göre farklı olduğunu kaydetti.
Yağış rejimleri, sulama ihtiyacı, enerji giderleri, mazot ve gübre fiyatları ile çiftçilere sağlanan desteklerin ülkeden ülkeye değiştiğini vurgulayan Bayram, birçok ülkede üreticilere doğrudan gelir desteği, üretim primi, düşük faizli kredi ve enerji desteği sağlandığını, Türkiye’de ise çiftçilerin yüksek maliyetler altında üretim yapmaya çalıştığını dile getirdi.
“Çiftçi Sadece Ürün Değil, Gıda Güvenliğini de Üretiyor”
Tarımsal üretimin sürdürülebilirliği açısından üreticinin emeğinin karşılığını almasının büyük önem taşıdığını ifade eden Bayram, çiftçilerin yalnızca ürün üretmediğini, aynı zamanda ülkenin gıda arz güvenliğine de katkı sunduğunu söyledi.
Hububat alım fiyatlarının sahadaki gerçek maliyetler ve hasat döneminde ortaya çıkacak verim sonuçlarıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirten Bayram, üreticilerin yüksek girdi maliyetleri, enflasyonist baskılar ve üretim riskleri altında faaliyet gösterdiğini kaydetti.
Revizyon Talebi
Karaman Ziraat Odası Başkanı Mehmet Bayram, üreticilerin emeğinin ve alın terinin karşılığını alabilmesi için hububat alım fiyatlarının yeniden gözden geçirilerek revize edilmesini beklediklerini ifade etti.
Bayram, “Üretimin devamlılığı, kırsalda yaşamın korunması ve ülkemizin gıda arz güvenliğinin sürdürülebilmesi için üreticinin desteklenmesi ve gelir istikrarının sağlanması ortak sorumluluğumuzdur. Çiftçimizin üretimde kalması ve ülkemizin tarımsal üretim gücünü koruyabilmesi adına bu talebimizin dikkate alınmasını bekliyoruz” dedi.










