Bir önceki yazımda, AK Parti Karaman İl Başkanlığı makamının bir aydan fazla süredir boş kalması üzerinden şu soruyu sormuştum:
“Karaman’da il başkanı olmadan da işler yürüyebiliyorsa, bu makam neden bu kadar önemli?”
Aradan geçen sürede bu soru cevabını buldu.
AK Parti Karaman İl Başkanlığı görevine Adem Küçükyarma getirildi. Ardından yeni il yönetim kurulu da kamuoyuyla paylaşıldı. Küçükyarma başkanlığındaki yeni yönetimde 40 isim yer alıyor. Küçükyarma da yeni yönetimle birlikte Karaman için çalışmaya devam edeceklerini ifade etti.
Şimdi artık bekleme dönemi sona erdi. Şimdi sözden çok iş zamanı.
Çünkü mesele yalnızca bir il başkanının atanması veya 40 kişilik bir yönetim kurulunun oluşturulması değil.
Asıl mesele, bu kadronun Karaman için ne üreteceği.
Tarımın ve suyun sorunları ortada.
Gençlerin iş ve gelecek beklentileri ortada.
Esnafın, sanayicinin, çiftçinin, emeklinin ve dar gelirlinin beklentileri ortada.
Karaman’ın Ankara’dan çözüm bekleyen meseleleri de ortada.
Dolayısıyla yeni yönetimin önündeki asıl sınav, teşkilat içindeki görev dağılımından çok, vatandaşın karşısına nasıl çıkacağı ve şehrin sorunlarına ne kadar çözüm üreteceğidir.
Bir il başkanı;
Şehrin sorunlarını Ankara’ya taşıyabiliyor mu?
Vatandaşın derdini gerçekten dinleyebiliyor mu?
Kurumlarla sağlıklı bir iletişim kurabiliyor mu?
Liyakat ve ehliyeti önceleyebiliyor mu?
Parti teşkilatı ile şehir arasında güçlü bir bağ oluşturabiliyor mu?
Bunların cevabını önümüzdeki dönemde hep birlikte göreceğiz.
Çünkü siyaset yalnızca toplantı yapmak, liste oluşturmak ve makam sahibi olmak değildir.
Siyaset, sorumluluk almaktır.
Önceki dönemden çıkarılması gereken dersler
Önceki yönetim döneminde teşkilatın kamu kurumları ve bazı çevrelerle ilişkileri üzerinden çeşitli tartışmalar yaşandı. Kamu kurumlarında yaşanan gerilimler, görevden aldırma iddiaları ve kurumlar üzerindeki siyasi baskı tartışmaları, teşkilat yönetiminin yöntemleri konusunda kamuoyunda soru işaretleri oluşturdu.
Bütün bunların yanında, 31 Mart 2024 yerel seçim sonuçları da üzerinde düşünülmesi gereken bir tablo ortaya koydu. Karaman merkez belediye başkanlığı seçiminde MHP adayı Savaş Kalaycı %49,24 oy alırken, AK Parti adayı Mevlüt Akgün %24,05'te kaldı.
Elbette bir siyasi partinin seçim sonucunu yalnızca bir il başkanına veya il yönetimine bağlamak doğru değildir.
Ancak teşkilat yönetiminin, vatandaşla kurulan iletişimin ve şehirde oluşturulan siyasi dilin de sorgulanması gerekir.
Şimdi burada asıl sorulması gereken soru şudur:
Siyaset, kamu kurumları ve farklı çevrelerle gerilim yaşamak için mi vardır; yoksa vatandaşın sorunlarını çözmek için mi?
Bir siyasi teşkilatın görevi, kamu kurumlarıyla güç mücadelesine girmek değil; vatandaşın sorunlarını ilgili makamlara taşımak, çözüm için koordinasyon sağlamak ve gerektiğinde siyasi sorumluluk almaktır.
Yeni yönetimin önceki dönemden çıkaracağı en önemli derslerden biri de bu olmalıdır:
Kamu kurumlarıyla kavga eden değil, kamu kurumlarının işini kolaylaştıran; makam sahipleriyle güç mücadelesine giren değil, vatandaşın sorununu çözdürmek için o makamlarla çalışan bir siyaset anlayışı.
Çünkü Karaman’ın artık; tartışmalarla değil,
“Kim hangi sorunu çözdü?”
sorusunun cevabına ihtiyacı var.
Koltuk artık doldu
Bir makamın değeri, o koltukta oturan kişinin unvanıyla değil, o makamın şehir için ürettiği sonuçlarla ölçülür.
Bu nedenle Adem Küçükyarma ve yeni yönetim kuruluna önemli bir sorumluluk düşüyor.
Artık “İl başkanı ne zaman atanacak?” sorusunun yerini şu soru almalı:
“Yeni yönetim Karaman için ne yapacak?”
Vatandaşın beklentisi aslında çok açık:
Kendisini dinleyen, sorunlarını Ankara’ya taşıyan, çözüm arayan; makamı bir ayrıcalık değil, sorumluluk alanı olarak gören bir siyaset anlayışı.
Karaman’ın ihtiyacı sadece yeni bir yönetim değil; şehrin derdini kendi siyasi gündeminin merkezine koyan bir anlayış.
Yeni dönemin ölçüsü de burada ortaya çıkacak:
Kaç kişinin yönetimde olduğu değil, kaç vatandaşın derdine çözüm üretilebildiği.
Adem Küçükyarma başkanlığındaki yeni il yönetimine görevlerinde başarılar diliyorum.
Yeni yönetimin Karaman için hayırlı hizmetlere vesile olmasını temenni ediyorum.
Koltuk artık doldu. Şimdi sıra o koltuğun hakkını vermekte.
Çünkü Karaman’ın siyasetten beklentisi çok açık:
Kurumlarla gerilim değil, kurumlarla iş birliği.
Makam yarışı değil, hizmet yarışı.
Söz değil, sonuç.
Şimdi söz değil, hizmet zamanı.






