Ben öldükten sonra
bir sessizlik kalacak ardımda,
duvarlara çarpıp geri dönen
sorularım yankı yapacak sokakta.
“Niye farklıydı?” diyecekler,
“Niye uymadı?” diye soracaklar,
Oysa ben sadece
kendim gibi kalmıştım ayakta.
Ben öldükten sonra
kurallar hâlâ burada olacak,
insanı kalıplara sokan
o dar cümleler konuşacak.
Ama kimse hatırlamayacak
hangi kural kırılmıştı ilk,
Bir insanın ruhu mu
yoksa bir düzen mi çatlamıştı derin derin, eksik.
Ben öldükten sonra
kitaplarım açılacak belki bir gün,
Siyasi satırlarda saklı öfkem,
altı çizili umutlarım, bir sürgün.
Okuduklarımı “fazla” bulacaklar,
düşünmemi “tehlikeli”,
Oysa ben sadece anlamak istemiştim
medeniyetleri, tarihi, insanı ve nedeni.
Ben öldükten sonra
“özgürlük” kelimesi geçecek dilimden,
Kuralsız bir hayat derken
kaçtığımı sanacaklar düzeninden.
Bilmezler ki ben kaçmadım,
sadece nefes almak istedim,
Heyecanı, macerayı,
yeni bir yolu kalbimde büyüttüm.
Ben öldükten sonra
yollar uzayacak haritalarda,
Göremediğim şehirler
uyuyacak hayalimde, rüyamda.
Gelenekler, görenekler
bir masal gibi anlatılacak,
Benim dokunamadığım medeniyetler
bir gün çocuklara miras kalacak.
Ben öldükten sonra
“Keşke dinleseydik” diyecekler belki,
“Farklı olmak suç değilmiş”
cümlesi düşecek geç de olsa herkesin belki.
Ama geç kalan her fark ediş
bir mezar taşı gibi ağırdır,
Anlaşılmamak hayattayken
insana ölümden daha ağırdır.
Ben öldükten sonra
beni kabul etmek kolay olacak,
Çünkü artık konuşmayacağım,
itiraz etmeyeceğim, susacağım ancak.
Yaşarken zor gelen hakikat,
ölünce süs olur, anı olur,
Toplum en çok susturduklarını
en çok sevdiklerini söyler, ironidir, tanı olur.
Ben öldükten sonra
bir çocuk belki benim gibi hissedecek,
Kalabalık içinde yalnız,
kurallar arasında sıkışmış, suskun ve tek.
Eğer bu şiiri okursa bir gün,
bil ki yalnız değilsin diyecek,
Benim yarım kalan yolum
senin adımlarında devam edecek.
Ben ölmeden önceyse
şunu yazıyorum hayata:
Beni anlamasanız da
vazgeçmedim düşünmekten, sormaktan.
Çünkü insan kabul edilmeden de yaşar
ama inkâr edilince susar,
Ben susmadım,
kelimelerimle yürüdüm,
işte bu da bana yeter, artar.
16-01-2026







