Türkiye’de siyasal ittifakların kaderi çoğu zaman partilerin kurumsal yapılarından çok, liderlerin karşılıklı güven ilişkisine bağlı olarak şekilleniyor. Cumhur İttifakı da bunun en belirgin örneği; Recep Tayyip Erdoğan ile Devlet Bahçeli arasında kurulan stratejik ortaklık, tabanda aynı ölçüde güçlü bir bütünleşme yaratmış değil. Seçmen profilleri, siyasi kültürler ve örgüt yapıları arasındaki farklar, bu ittifakı tabanda sürekli bir gerilim alanına dönüştürdü.
Tabanın Gerçekliği
Uzun süredir saha gözlemleri, AK Parti ile MHP tabanlarının birçok konuda ortak bir zeminde buluşmakta zorlandığını gösteriyor. Tabanın kendi dinamikleri, parti teşkilatlarının günlük pratikleri ve yerel rekabetler, “doğal bir ittifak” oluşumuna engel olmaya devam ediyor.
Bu durumun en somut örneklerinden biri Karaman özelinde yaşandı.
Karaman’da Yıllar Sonra Gelen İlk Birliktelik
Karaman’da yıllardır hiçbir konuda ortak hareket etmeyen hatta, yerel seçimlerde iki dönemdir kıran kırana seçim süreci yaşayan birbirleri aleyhine sert açıklamalar yapan AK Parti ve MHP teşkilatlarının, geçtiğimiz günlerde il ve ilçe başkanlarıyla birlikte ilk kez ortak bir esnaf ziyareti gerçekleştirmesi, aslında yerel ölçekte oldukça kritik bir kırılmaya işaret ediyor.
Bu durum iki açıdan önem taşıyor:
1. Teşkilatların kendi doğal işleyişiyle ortaya çıkan bir birliktelik değil; merkezden gelen yeni siyasi iklimin yerelde görünür hâle gelmesidir.
2. Bu ortak görüntü, ittifakın tabanda karşılığı olmayan yönlerini telafi etmeye dönük bir “görüntü siyaseti” olarak okunabilir.
Zira yıllardır ortak bir programda buluşmayan iki teşkilatın bir anda birlikte sahaya çıkması, yerel dinamiklerden çok ulusal siyasi konjonktürün etkisiyle açıklanabilir.
“Terörsüz Türkiye” Süreci ve İttifakın Yeni Arayışı
Son dönemde iktidar tarafından dillendirilen “Terörsüz Türkiye” söylemi, bazı siyasi aktörlerin –özellikle DEM Parti ve hatta İmralı bağlantılı yapıların– yeniden süreç tartışmalarında anılmasına yol açtı. Bu da Cumhur İttifakı tabanında ciddi soru işaretlerine neden oldu.
Bu çerçevede Karaman’daki esnaf ziyareti gibi sembolik hamleler, ittifakın yeni siyaset arayışının yerel vitrinleri olarak değerlendirilebilir.
Siyasal Tutarlılık Sınavı
İktidarın bir yandan güvenlik merkezli sert söylem üretirken, diğer yandan yeni bir siyasi normalleşme sürecine işaret eden adımları gündeme getirmesi, tutarlılık testini beraberinde getiriyor.
Karaman’da yıllardır yan yana gelmeyen iki parti teşkilatının birden bire uyumlu bir görüntü vermesi, toplumda şu soruyu gündeme getiriyor:
“Bu birliktelik gerçek bir politik uyum mu, yoksa yaklaşan seçimlerin zorunlu kıldığı bir vitrin düzenlemesi mi?”
Tabanın Gözü Artık Söylemde Değil, Pratikte
Seçmen artık söylemlere değil, pratiklere bakıyor.
Toplumun beklentisi, güvenlik politikalarıyla seçim stratejilerinin birbirine karıştırılmadığı, ilkeli ve tutarlı bir siyasi duruş sergilenmesi.
Karaman’daki görüntü, ittifakın yereldeki yapısal sorunlarını çözmüş olduğuna değil, merkezden gelen yeni siyasi yönelimin yerelde zorunlu olarak uygulanmaya başladığına işaret ediyor.
Bu tür “vitirlik birliktelikler” tabanda beklenen karşılığı bulup bulamayacağını da zaman gösterecek...







Ya etli ekmekçide ya kebapçıda haber oluyor bu cumhurcuların il yöneticileri Ece Ayhan da şiirini güncellerdi galiba bu manzaradan sonra Tevfik Fikret'in han-ı yağma şiirinide hatırlatıyor Yiyin Efendiler Afiyet olsun, sürekli olarak yiyin bizim mahalleye de beş fil fazla gönderin çok memnunuz önceki yolladıklarınızdan daha da gönderin.
El ele DEM ile seçime gidecekler. Yani Pkk ile...