Yaz mevsimi geldi mi insanın içi kıpır kıpır olur. Hele Karaman gibi sıcak yazların yaşandığı şehirlerde vatandaş biraz nefes almak için çamlıklara, mesire alanlarına, piknik yerlerine yönelir. Aileler bir araya gelir, semaverler kaynar, mangallar yanar, çocuk sesleri ağaçların arasında yankılanır. Aslında bunlar bizim kültürümüzün güzel taraflarıdır. Fakat ne yazık ki bazen küçük bir ihmal, büyük acılara dönüşebiliyor.
Bugün ülkemizin birçok yerinde çıkan orman ve örtü yangınlarının arkasında çoğu zaman dikkatsizlik yatıyor. Söndürülmeden bırakılan bir mangal ateşi, yere atılan bir sigara izmariti ya da cam şişenin güneşte mercek görevi görmesi… Küçücük görünen bu ihmaller, dakikalar içinde binlerce ağacı kül edebiliyor.
Unutmamak gerekir ki orman sadece ağaç değildir. Orman; nefesimizdir, gölgemizdir, kuşun yuvası, canlının hayatıdır. Yanan sadece ağaç olmuyor; içinde yaşayan binlerce canlı da yok oluyor. Bir ağacın büyümesi yıllar sürüyor ama yanması birkaç dakika…
Özellikle Karaman’daki çamlık alanlar, piknik bölgeleri ve mesire yerleri yaz aylarında büyük risk taşıyor. Rüzgârın etkisiyle küçücük bir kıvılcım bile kontrolden çıkabiliyor. İşte bu yüzden vatandaş olarak hepimize büyük görev düşüyor. Piknik yaptıktan sonra ateşi tamamen söndürmek, çöpleri doğaya bırakmamak, cam atıkları toplamaya dikkat etmek artık bir tercih değil, sorumluluktur.
Eskiden büyüklerimiz, “Ateş düştüğü yeri yakar.” derdi. Ama orman yangınında ateş sadece düştüğü yeri değil, bir memleketin geleceğini yakıyor. Çünkü susuzluk artıyor, hava kirleniyor, doğanın dengesi bozuluyor. Bugün bir ağacı korumak, aslında yarının nefesini korumaktır.
Şunu da unutmayalım; doğa bize emanet. Çocuklarımızın yeşil görebildiği, kuş sesi duyabildiği bir gelecek bırakmak istiyorsak bugün daha dikkatli olmak zorundayız. Piknik keyfi bir gün sürer ama yakılan bir ormanın acısı yıllarca unutulmaz.
Geliniz, bu yaz mangalımızı yakarken vicdanımızı da diri tutalım. Eğlenelim ama doğayı incitmeyelim. Çünkü bir kıvılcım sadece ormanı değil, geleceğimizi de yakabilir.







