Bazen insanın dili susar, kelimeler boğazında düğümlenir ama kalbi durmadan konuşur. İşte öyle zamanlarda dudaklarımızdan tek bir cümle dökülür:
“Allah’ım, bu milleti ve bu vatanı koru.”
Çünkü vatan dediğimiz şey, haritada çizilmiş kuru bir sınır değildir. Vatan; annemizin seccadede açtığı ellerdir. Babamızın alnındaki terdir. Şehidimizin toprağa düşen kanıdır. Çocuğumuzun sokakta korkusuzca attığı kahkahadır. Vatan; geçmişimizdir, bugünümüzdür, yarınımızdır. Bizim evimizdir.
Bu topraklarda sabah ezanıyla uyanabiliyorsak, birileri gecesini gündüzüne katıp nöbet tuttuğu içindir. Çocuklarımız okula güvenle gidiyorsa, birileri sınırda gözünü kırpmadan beklediği içindir. Biz sıcak yuvalarımızda huzurla otururken, kimi dağ başında, kimi denizin ortasında, kimi gökyüzünde görev başındadır. İşte bu yüzden bizim de yapabileceğimiz en büyük vazife, onları unutmamak ve dua etmektir. Çünkü dua, müminin silahıdır. Dua; çaresizliğin değil, teslimiyetin ve Rabbine güvenmenin adıdır.
“Allah’ım, bu güzel vatanı ve üzerinde yaşayan her canı muhafaza eyle.”
Ne büyük bir niyazdır bu. Sadece insanı değil; ağacı, kuşu, suyu, toprağı da içine alan bir merhamet çağrısıdır. Görünen ve görünmeyen her türlü fitneden, afetten, savaştan, kargaşadan ülkemizi koru, diye yalvarıyoruz. Çünkü bazı tehlikeler silahla gelir, bazıları sözle. Bazıları kapımızı çalar, bazıları kalbimize sinsice sızar.
Belki de en çok kalplerimizin korunmasına ihtiyacımız var. Öfkenin arttığı, sözlerin sertleştiği, insanların birbirini kolayca kırdığı bir zamandan geçiyoruz. Sosyal medyada, sokakta, trafikte, komşulukta; dilimiz bazen kalbimizden hızlı davranıyor. Oysa bir milleti ayakta tutan sadece ordusu değil, birbirine olan muhabbetidir. Birlik ruhudur. Aynı kıbleye yönelmenin verdiği kardeşliktir.
Allah’ım, kalplerimize sükûnet nasip eyle. Öfkenin yerini sağduyu alsın. Kırgınlıkların yerini anlayış doldursun. Farklı düşünsek de birbirimizi düşman bilmeyelim. Farklılıklarımızı ayrılık sebebi değil, zenginlik vesilesi sayalım. Aramıza nifak sokmak isteyenlere fırsat verme. Bizi birbirimize düşürmek isteyenlere karşı basiret ver.
Şehirlerimize emniyet, sokaklarımıza huzur nasip eyle. Evlerimizin kapısını korkusuzca kapatıp korkusuzca açabilelim. Anneler evlatlarını titreyen yürekle değil, güvenle okula göndersin. Babalar rızkını helalinden kazanmanın derdinde olsun. Gençlerimiz yönünü şaşırmasın; kim olduğunu, nereden geldiğini unutmasın. Çocuklarımızın gözlerindeki umut hiç sönmesin.
Ekonomik sıkıntılarla bunalan gönüllere genişlik ver Allah’ım. İş arayanlara kapı aç. Borçlu olana kolaylık nasip eyle. Dertliye deva, hastaya şifa, kederliye ferahlık ihsan eyle. Umutsuzluğu değil, umudu çoğalt içimizde. Çünkü bu millet, en zor zamanlarda bile ayağa kalkmayı bilmiş bir millettir. Küllerinden doğmayı öğrenmiş bir millettir.
Bayrağımızı daima izzetle dalgalandır Allah’ım. O al bayrak ki şehidin hatırasıdır, milletin onurudur. Gölgesinde huzur bulduğumuz mukaddes bir emanettir. Ve ezanımız… Asırlardır bu topraklarda yankılanan o çağrı kıyamete dek susmasın. Minarelerden yükselen her “Allahu Ekber”, kalplerimizi diriltsin, bize kim olduğumuzu hatırlatsın.
Belki zor günlerden geçiyoruz. Belki içimizde kaygılar, belirsizlikler var. Fakat unutmayalım ki bu millet, nice badireleri atlatmış bir millettir. Çanakkale’yi geçilmez kılan ruh hâlâ bu topraklardadır. İstiklal mücadelesinde ayağa kalkan irade hâlâ bu milletin damarlarında dolaşmaktadır. Yeter ki birbirimize güvenelim. Yeter ki birbirimizi incitmeyelim. Yeter ki dualarımızı eksik etmeyelim.
Çünkü bazen bir milletin kaderi, samimi bir duada gizlidir. Bir annenin gözyaşında, bir babanın alın terinde, bir askerin secdedeki niyazında saklıdır. Biz Rabbimize yöneldikçe, O bizi sahipsiz bırakmaz. Bu toprakları bize yurt kılan kudret, biz O’na sığındıkça bizi korur.
Bugün elimizi kalbimize koyup şöyle diyelim:
Duamız vatandır.
Duamız birliktir.
Duamız huzurdur.
Allah bu güzel memleketi, bu aziz milleti ve üzerinde yaşayan her canı muhafaza eylesin. Korkudan eminliğe, darlıktan ferahlığa çıkarsın. Kalplerimizi bir, niyetlerimizi hayır eylesin.
Amin.






