İstanbul’un süslü kapısı Çanakkale’yi yalnızca haritalarla, tarihlerle ve büyük komutanlarla anlatmak eksik kalır. Çünkü bazı zaferler vardır; imzaları komutanlar atar ama yükünü isimsiz insanlar taşır. O savaş, aslında adı defterlere geçmeyenlerin omuzlarında kazanıldı.
Niğdeli Çolak Ali, işte o sessiz omuzlardan biridir.
O, nutuklarda anılan bir kahraman değildir. Resmi törenlerde adı uzun uzun okunmaz. Fakat siperlerin çamurunda, top seslerinin arasında, barut kokusunun ortasında vatanın ağırlığını taşıyanlardan biridir. Çanakkale’de yalnızca düşmanla savaşılmadı; yorgunlukla, açlıkla, korkuyla ve ölümün gölgesiyle de mücadele edildi. O mücadelede bazıları tarih oldu, bazıları ise tarihin görünmeyen direği olarak kaldı.
Niğdeli Ali’nin hikâyesi de tam burada başlar.
O, kopan uzvuna değil vazifesine bakan bir Anadolu insanıdır. Acıyı konuşmayan, gösterişi bilmeyen, yaptığı fedakârlığı görev sayan bir ruh… Ayağına isabet eden mermi onun için bir hatıra değil, bir bedeldi. Çünkü o cepheyi yalnızca bir savaş alanı olarak görmüyordu; orası imanla sabrın yan yana durduğu bir imtihan yeriydi.
Her top patladığında yalnız yer sarsılmıyordu; yüreklerde de bir söz yenileniyordu: Bu toprak düşmeyecek.
Siperlerde geçen geceler, sabaha kadar edilen dualar, paylaşılmış son lokmalar… Bir milletin direncini büyüten şeyler bunlardı. Şöhret için değil, vazife için yaşayan insanlar vardı orada. Niğdeli Çolak Ali de o insanlardan biriydi. Adının bilinmemesi onun için eksiklik değildi; vatanın ayakta kalması yeterdi.
Bugün Çanakkale’ye baktığımızda mermer taşları, bayrakları ve yazılı isimleri görüyoruz. Fakat bir de yazılmayanlar var. İşte asıl hafıza orada başlar. Çünkü hatırlamak sadece anmak değildir; anlamaktır. Anladıkça kök salarız, unuttukça savruluruz.
Niğdeli Çolak Ali bir kişinin adı değil, bir karakterin adıdır. Fedakârlığın sessiz hali, cesaretin gösterişsiz şekli, vatan sevgisinin en sade anlatımıdır.
Unutursak yalnızca bir askeri değil, bir ahlâkı kaybederiz.
Allah bu milleti böyle yüreklerden mahrum bırakmasın. Ve Allah bu millete bir daha böyle imtihanlar yaşatmasın.
Âmin.







