Karaman’ın sokaklarına şöyle bir dikkatle bakın. Mevsim değişse de manzara değişmiyor; kaldırımların kenarında, mazgalların içlerinde, bankların altında binlerce küçük gri izmarit… Kimine göre önemsiz bir çöp, kimine göre sigara dumanının son molası. Ama uzmanların ve rakamların söylediği çok daha can yakıcı: Karaman’da bir günde yüz bin adet sigara izmariti yere atılıyor. Dile kolay, sadece 24 saat içinde toprağa, suya, sokaklara, insanların yaşam alanlarına yüz bin küçük zehir bırakılıyor.
Her bir izmarit, sigaranın sadece sonu değil; havaya karışan nikotinin, akciğere çöken katranın, damarlara zerk edilen zehrin sokaklara yansımasıdır. Bir izmarit küçüktür ama etkisi büyük… Çünkü o minik kâğıt silindirin içinde sadece tütün küllerinin izleri değil, arsenik, kurşun, nikotin, amonyak ve plastik türevleri gibi doğada kolay çözülmeyen kimyasallar bulunur. Üstelik, bir tek izmaritin tamamen yok olması onlarca yıl sürer. Düşünün; bugünün izmariti, yarının çocuğunun oynadığı parkta hâlâ duruyor olabilir.
Sigaradan çıkan duman, vücuda işleyen nikotin kadar etrafındaki insanları da zehirler. Bir sigara içildiği anda 7 bin farklı kimyasal havaya karışır; soluyan sadece içen değildir. Öksüren çocuk, sigara kokan sokaktan yürüyen yaşlı, durakta otobüs bekleyen genç, parkta oynayan minik bir bebek… Hepsi bu kirli havanın sessiz mağdurlarıdır. Sigaranın zararları yıllardır sayısız raporda, konferansta, sağlık kampanyasında dile getiriliyor; ama sokaklara attığımız izmaritler bu uyarıların hâlâ yeterince karşılık bulmadığını gösteriyor.
Çoğu kişi yere izmarit attığında olayın bittiğini sanır. Oysa işte tam da burada başlıyor sorun. Bir izmarit rüzgârla sürüklenir, yağmurla mazgallara taşınır, oradan su kanallarına, dere yataklarına karışır. Sadece görüntü kirliliği yaratmaz, doğaya toksik sızıntı yapar. Bir adet izmarit 1 litre suyu kirletebilir. Hayvanlar onu yiyecek sanarak midesine indirir, zehirlenir, ölür. Plastik içeriği nedeniyle mikro parçacıklara ayrılır, toprağa karışır, bitkilere kadar ulaşır. Yani yere attığınız küçücük bir izmarit, aslında toprağa gömülen görünmez bir zehirdir.
Karaman’ın temizliği belediyenin görevi olduğu kadar, burada yaşayan her vatandaşın sorumluluğudur. Sokaklarımız sadece yürüdüğümüz yerler değil; çocuklarımızın geleceği, nefes aldığımız hayat alanlarımızdır. İzmarit yere atmak sıradan bir davranış değil, toplumsal bir rahatsızlığın göstergesidir. Çünkü insan sevdiğine zarar vermez. Eğer bu şehirde yaşıyorsak, ona hürmet etmek en temel görevimizdir.
Peki çözüm ne? Çok büyük adımlar atmaya gerek yok aslında.
Yere bir izmarit daha atmamakla başlıyor her şey.
Kaldırımlara fazladan küllük koymak, sokaklara sigara atmanın cezasını gerçekten uygulamak, okullarda gençlere çevre bilinci kazandırmak… Küçük gibi görünen detaylar, büyük değişikliklerin başlangıcıdır.
Bugün 100 bin izmarit yere atılıyorsa, yarın bunu 50 bine düşürmek mümkündür. Bir ay sonra 10 bine, bir yıl sonra belki de sıfıra… Çünkü temizlik sadece süpürgeyle değil; bilinçle, iradeyle ve kararla olur. Şehirler, sokaklar ve parklar biz temiz tutarsak güzelleşir. Yoksa temizlik işçileri sadece bizden geride kalanları toplar.
Belki de artık şunu sormanın zamanı geldi:
Bir sigaranın dumanı birkaç dakika içinde uçup gider.
Peki izmariti? Kaç yıl daha bu toprakta kalacak?
Cevap, tam da yere attığımız o küçük kâğıdın içinde gizli.






