AK Parti Karaman İl Başkanı Murat Öztürk'ün şahsımı, mesleğimi ve ailemi hedef alan açıklamasını üzülerek okudum.
Eleştirilerime cevap vermek yerine şahsımı itibarsızlaştırmaya çalışan, bununla da yetinmeyerek babamın kamu görevini tartışma konusu yapan ve ailemi hedef alan bu açıklama, bir siyasi parti il başkanına yakışmayacak niteliktedir.
Öncelikle hatırlatmak isterim ki ben gazeteciyim. Gazeteciliğin görevi; kamu adına soru sormak, eleştirmek, yapılanları takip etmek ve vatandaşın sesi olmaktır. Bu görev hiçbir siyasi makamın hoşuna gitmek zorunda değildir. Demokratik toplumlarda siyasetçiler eleştirilere tahammül etmek, sorulara cevap vermek ve kamuoyunu ikna edecek icraatlar ortaya koymakla yükümlüdür.
Sayın Öztürk, açıklamasında "Siyaset çözüm üretme sanatıdır." demektedir. Eğer gerçekten öyleyse, çözüm üretmesi gereken makamların gazetecileri, ailelerini ve kamu görevlisi yakınlarını hedef almak yerine Karaman'ın gerçek sorunlarına odaklanması gerekir.
Karaman Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde yaşanan sorunları gündeme getirmek gazetecilik görevidir. Vatandaşın şikâyetlerini haberleştirmek de kamu adına yapılan bir denetimdir. Gazetecileri hedef almak, hastanedeki sorunları ortadan kaldırmadığı gibi vatandaşın yaşadığı mağduriyetleri de çözmez.
Daha da üzücü olan ise, eleştirilerimin ardından babamın kamu görevinin siyasi tartışmaların içine çekilmesi ve yıllarca verdiği kamu hizmetinin kamuoyu önünde hedef alınmasıdır. Bir gazeteciyi susturabilmek adına ailesini tartışma konusu yapmak ne siyasi ahlaka ne de kamu vicdanına sığmaktadır. Kamu görevlileri hakkında somut delile dayanmayan ithamlar yöneltmek de kabul edilemez.
Bir il başkanının, kendisine yöneltilen eleştirilere cevap verirken kişisel saldırıları, aile bireylerini ve meslekleri hedef alan ifadeleri tercih etmesi, bulunduğu makamın sorumluluğuna yakışmamıştır. Siyasetin seviyesini yükseltmesi gereken bir makamın bu denli kişiselleşmiş ve seviyesiz bir üslup kullanması, Karaman kamuoyunun takdirine bırakılması gereken bir tablodur.
Toplumun gerçek gündemi; hastanelerde yaşanan sorunlar, ekonomik sıkıntılar, vatandaşın beklentileri ve çözüm bekleyen meselelerdir. Bunların yerine gazetecileri ve ailelerini hedef alan açıklamalar yapmak ne Karaman'a ne de siyaset kurumuna katkı sağlamaktadır.
Gazetecilik faaliyetlerimi bugüne kadar hukuk, meslek etiği ve kamu yararı doğrultusunda yürüttüm. Bundan sonra da aynı anlayışla devam edeceğim. Hiçbir baskı, kişisel saldırı veya itibarsızlaştırma girişimi beni kamu adına soru sormaktan ve vatandaşın sesi olmaktan vazgeçiremeyecektir.
Siyasetin amacı; insanları itibarsızlaştırmak değil, sorunları çözmek; gazetecileri hedef göstermek değil, eleştirilerden ders çıkarmaktır. Güçlü siyasetçi; eleştiriden korkan değil, eleştiriyi olgunlukla karşılayıp yaptığı hizmetlerle cevap verendir.
Ben kimsenin makamıyla değil, yaptığı görev ve kamuoyuna karşı taşıdığı sorumlulukla ilgileniyorum. Aynı sorumluluk bilincini de kamu görevinde bulunan herkesten beklemek en doğal hakkımdır.
Karamanlı hemşehrilerimiz de kimin çözüm ürettiğini, kimin ise kişisel polemiklerle gündem oluşturmaya çalıştığını sağduyuyla değerlendirecek ferasete sahiptir.
Temennim; kişileri ve ailelerini hedef alan açıklamalar yerine, Karaman'ın gerçek sorunlarının konuşulduğu, basın özgürlüğüne saygı duyulan, yapıcı ve seviyeli bir siyaset anlayışının hâkim olmasıdır.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.






