Recep Armutluyu Tanıyalım.
Karaman Sekiçeşme Mahallesi sakinlerinden olan Recep Armutlu, Hüseyin ve Ayşe Armutlu’nun beş çocuğundan biridir. 23/10/1964 Karaman doğumludur. Kendi tabiriyle “delilerin başkanıdır. Karaman’ın siması ve gülü olarak anılır. Tıpkı Muammer Baran gibi, şehrin kültürel belleğinde derin izler bırakmış bir şahsiyettir.
Bazı rivayetlere göre, 18 yıldır iyileşmeyen bacak yaraları nedeniyle resmi bayramlaşma törenlerine katılmadığı, bu da hicivli ifadelerle anlattığı bilinmektedir.
Recep Armutlu’yu 1989 yılından bu yana çok yakın olarak tanımaktayım, bir bakarsınız, Mümine Hatun camisinde müezzinlik yapar,, yağmur duası eder, hac duası yapar, kaside okur, ABD ve İsrail’e beddua eder, zikir çeker, hatta Cumhurbaşkanlığına adaylığını koyar… O Karaman’ın unutulmaz renklerinden biridir.
1989- 2014 Yıllarına Dair hatıralarım;
Recep’i, bazı günler Polisler Valilik binasına almak istemezlerdi. “Vali bey kızar” diye düşünürlerdi. Bunun üzerine Recep, dönemin Valisi Aydın Aslan’a (21Şubat 1992 – 17 Eylül 1993) Polisleri şikayet eder, Vali Aydın Aslan’da, Polislere hitaben, “Recebim geldiğinde kapılar her zaman sonuna kadar açılacak, açılmazsa karışmam” demiştir. Bunun üzerine Recep Armutlu’da, Polisleri kendi üslubuyla uyarır. “Bir daha kapıyı açmazsanız görürsünüz..” Rahmetli Vali Aydın Aslan’a ”Potuk Vali” lakabını da Recep takmıştır.
Vali Arslan, Cuma günleri müsait oldukça Recep’le sohbet etmeyi severdi. Hatta onu evlendirme hayalleri kurar, bu konularda şakalaşırlardı. Recep bu sohbetlerden büyük bir keyif alırdı.
Devlet büyükleri Karaman’a geldiğinde, öncelikle Recep bulunur ve şehir dışına çıkartılırdı. Sebebi ise, ANAP hükümeti döneminde Bakan Hüsnü Doğan Karaman’ı ziyarete geldiğinde Recep’in bakana küfretmesiydi, bu olaydan sonra rahmetli, Demirel, Ecevit, Erbakan ve Türkeş gibi siyasiler geldiklerinde benzeri durum yaşanmaması için Recep nerede olursa olsun Polisler tarafından bulunur ve misafir edilirdi.
Karaman’ın canlı Navigasyonu; 1992 yılında görevdeyken, Karaman’da nerede bir kaza olsa Recep hemen Cumhuriyet Parkındaki görevli polislere koşarak haber verirdi. “Ne duruyorsunuz?… orada kaza oldu” o adeta Karaman’ın canlı navigasyonuydu. Kim nerde ne iş yapar hepsini bilir di.. Tabi ki kızdırılmazsa.
Karaman’ımızın, Elif’i, İrebişi’, Ahmet Kuku’yu ve Muammer Baran ‘ı her zaman hayırla anarız.
Recep genellikle, Mümine Hatun (Aktekke) ve Attariye camiine sıkça gider, cemaatin sevilen müdavimlerinden birisi olurdu. 2011 yılının Şubat ayında Karaman müftülüğü tarafından umreye götürülmesi de isabetli bir karardı. Zira recep cemaatin dört gözle beklediği, varlığıyla camiye ruh katan bir insandı. O, adeta cami halkasının manevi harcıydı.
Recep, Matbaacı Hüseyin’den telefon kullanmayacak kadar bıkmış onun yüzünden telefon kullanmayı tamamen bırakmıştır. Siyaseti ve siyasetçilerle hiçbir işi yoktur.
Karaman’ın diğer renkli simalarından Ahmet Kuku ile dostlukları ise dillere destandır. Birbirlerine sık sık “Deli deliden korkar” diye takılırlar
1992 – 93 yıllarında, yeni kurulan bir mahallenin camisinde müezzin olmadığından, Recep ile birlikte gelen Ahmet Kuku müezzinlik yapar. Namaz çıkışı ise herkesin yüzünü güldüren şu sözleri söyler: “Sorana söyleyin: Filan mahallede, filan camide akıllı adam bulunmadığı için, Deli Ahmet Kuku müezzinlik yaptı.” diye de reklam etmiştir.
Recep’in kendi ifadesiyle: “Muammer Baran, ölünceye kadar benim ve Ahmet Kuku’nun padişahıydı. O vefat edince padişahlık bana geçti”…Der.
Recep Armutlu’dan İnci Taneleri:
“Ben gidiyoom olum. Tenin işin var”
Sevmediği kişiler hakkında en ufak hakareti “Dittiret”
Dikkat çekmek için “Bak hele”.
Recep gibi, insanlar artık çok az kaldı. Onların sayesinde Karaman’ın çiçekleri solmaz, renkleri eksilmezdi. Dileriz Karaman’ın rengi ve gülü olmaya devam edecek güzel insanlar hiç eksik olmasın, her daim açsın ve hiç solmasın.







