Şehr-ı Karaman, Karamanoğlu beyliğinin bir hatırası ve aynı zaman da tarihî ve kültürel zenginlikleriyle bilinen bir şehirdir.
Bu şehirde yer alan camiler ise, sadece ibadethane olmanın ötesinde, toplumun buluşma noktaları, maneviyatın kaleleri ve medeniyetimizin aynalarıdır. Ancak ne yazık ki Karaman’ın en büyük camisi olan İmam-ı Azam Camisi, bugünlerde hak etmediği bir bakımsızlığın gölgesinde kalmaktadır. Mesela;
Tuvaletlerin kapalı ve bakımsız olması, lavabo ve çeşmelerin yetersizliği, dış duvarlarının yağlı serpme boya yazılarla kirletilmiş hâli, bahçe düzenlemesinin olmaması ve yıkık duvarlar, caminin ihtişamını gölgelemektedir.
Öze
Bahçe duvarlarının olmayışı, caminin güvenliğini de zayıflatmakta, aynı zamanda estetik bütünlüğünü bozmaktadır. Bir yandan caminin manevi değerine gölge düşürmekte, diğer yandan da Karaman halkının kültür seviyesine haksız bir itham gibi görünmektedir.
Cami dışında namaz kılınan alanlarda kullanılan perdelerin kirli ve yıpranmış olması da dikkat çekici bir başka eksikliktir. Bu mekânlar, cemaatin hem huzur bulduğu hem de ibadet ettiği yerlerdir.
Burada necasetten tehâret, en az ibadetin kendisi kadar önemlidir. Bu hâliyle İmam-ı Azam Camisi, ismiyle müsemma olmaktan çok uzaktır.
Burada asıl sorumluluk elbette ilgili kurumlara düşmektedir. Karaman İl Müftülüğü ve Karaman Belediyesi, bu meseleye kayıtsız kalmamalıdır. İmam-ı Azam Camisi, sadece bir ibadet mekânı değil; Karaman’ın önemli simgelerinden biridir. Şehrin en büyük camisi olmasına rağmen bu denli ihmal edilmiş bir vaziyette bulunması, Karaman’a yakışmamaktadır. Konya’dan gelen misafirler de gerçekten çok üzüldüler.
Toplum olarak bizler, camilere gösterdiğimiz hürmetle aslında kendi kimliğimize, kültürümüze ve inancımıza sahip çıkarız. Bu yüzden yetkililerin bir an evvel harekete geçerek gerekli bakım, temizlik ve düzenlemeleri yapması şarttır. İmam-ı Azam Camisi, adıyla, mimarisiyle ve çevresiyle, hem Karaman halkına hem de dışarıdan gelen misafirlere yakışır bir görünüme kavuşturulmalıdır.
Aksi hâlde, böylesine değerli bir ibadet mekânının her geçen gün daha fazla yıpranması, sadece fiziki yapıyı değil, manevî iklimimizi de zedeleyecektir.
Unutulmamalıdır ki, camiler, sadece ibadet edilen mekânlar değil; aynı zamanda şehrin aynasıdır. İmam-ı Azam Camisi de, ismine ve Karaman halkına yakışır bir görünüme kavuşturulmayı fazlasıyla hak etmektedir. Benden hatırlatması.








İmamı Azam camisinin beton duvarları vardı, harap yada yıkık değildi. Ama bilinmeyen bir nedenden dolayı söküldü yüksek demir korkuluk yapıldı. Kimden yada neyden korumak için. Her cuma hutbesinde yiyiniz içiniz israf etmeyiniz cümlesi sadece hutbede kalıyor bunu sadece sağlam duvarı yıkarak bile gösterdiler. İkincisi sürekli camiye yardım toplanıyor iki tane musluk alıp yada bir kilo boya alıp imamlar yapamıyor mu bunları. Temiz tutmak bizim gorevimizse buna yol gösterecek olanlarda imamlardir. Ayrıca kocaman camiler yapıp sadece cuma günleri dolduruyoruz yatsıdan sonra kimse uğramıyor ama sabaha kadar aydınlatma var, yazık günah gösteriş müslümanın işi değildir.