Türkiye’nin yakın tarihinde Kurban Bayramı demek, aynı zamanda kıran kırana bir "deri toplama" mücadelesi demekti. Resmi tekel olan Türk Hava Kurumu (THK) ile cemaat ve vakıflar sokak sokak kurban derisi peşinde koşar, ciddi tartışmalar yaşanırdı. Ancak bugün gelinen noktada ne o eski kavgalar kaldı ne de derilerin ekonomik değeri. Sosyal medyada paylaşılan, acı bir gerçeği yeniden gündeme taşıdı: Kurban derileri artık milli servet mi, yoksa çöp mü?
Türkiye'de Kurban Bayramı gelenekleri ve bayramın yarattığı ekonomik döngü yıllar içinde radikal bir değişim geçirdi. 90'lı ve 2000'li yıllarda bayram sabahları sokaklarda ambulans gibi gezen deri toplama araçları, "Deriyi bize verin" diyen grupların tartışmaları artık geride kaldı. Geçmişte cemaat ve vakıfların en büyük gelir kapılarından biri olan, THK’nın yasal tekeli nedeniyle davalara ve siyasi krizlere konu olan kurban derileri, günümüzde değerini kaybederek sokaklardaki çöp konteynerlerini süslemeye başladı.
Güç Savaşlarından Çöp Konteynerlerine
Sosyal medyada büyük yankı uyandıran ve image.png adıyla paylaşılan bir görsel, bu çarpıcı dönüşümü gözler önüne serdi. Üzerinde "Kurban Bayramının tüm İslam alemine barış, huzur ve refah getirmesi dileğiyle" yazan bir tebrik mesajının hemen altında, bir çöp konteynerinin üzerine gelişi güzel atılmış ve sıcaktan kokmaya yüz tutmuş kurban derileri yer alıyor. Görselin ortasındaki "Milli servet mi, çöp mü?" sorusu ise durumun vahametini özetliyor.
Bir dönem "ihya olma" vesilesi olarak görülen, kurumların ve yapıların finansmanında devasa rol oynayan kurban derilerinin neden bu hale geldiği ise merak konusu.
Deriler Neden Sokağa Atılıyor?
Uzmanlar ve sektör temsilcileri, kurban derilerinin çöpe dönmesindeki ana nedenleri şöyle sıralıyor:
Ekonomik Değer Kaybı: Tekstil ve deri sanayisindeki yapısal değişimler, suni deri kullanımının artması ve işleme maliyetlerinin yükselmesi nedeniyle ham kurban derisinin piyasa değeri neredeyse sıfıra indi.
Tuzlama ve Lojistik Maliyeti: Bir deriyi çürümeden muhafaza etmek için harcanan tuz ve nakliye masrafı, derinin satış bedelinden daha yüksek hale geldi.
Kurumsal İlgi Azaldı: Geçmişte bu işten büyük gelir elde eden cemaat, vakıf ve dernekler, artık nakdi kurban bağışlarına ve yurt dışı kurban organizasyonlarına yöneldi. Deri toplamak, zahmetine değmeyen bir iş kolu haline geldi.
Bilinçsiz Kesim: Profesyonel olmayan kişilerce yapılan kesimlerde derilerin yüzülürken hasar görmesi, sanayide hammadde olarak kullanılmasını imkansız kılıyor.
"Milli Servet Heba Oluyor"
Yılda milyonlarca hayvanın kesildiği Kurban Bayramı'nda, derilerin bu şekilde sokağa ve çöpe atılması hem ciddi bir ekonomik kayba (milli servet israfına) yol açıyor hem de çevre ve halk sağlığı açısından büyük risk oluşturuyor. Vatandaşlar ise duruma tepkili: "Eskiden kapımızdan ayrılmazlardı, şimdi deriyi verecek yer bulamıyoruz. Çöpe atmak zorunda kalıyoruz" diyerek belediyelerin ve ilgili bakanlıkların bu konuda acil bir toplama/geri dönüşüm politikası geliştirmesi gerektiğini belirtiyorlar.
Geçmişin "paylaşılamayan güç unsuru" olan kurban derileri, bugün şehirlerin temizlik işleri müdürlüklerinin en büyük bayram mesaisi haline gelmiş durumda...







