Futbolun siyasallaşması sadece büyük şehirlerin ya da ülke gündemindeki kulüplerin sorunu değil… Bunun küçük şehirlerde, Anadolu kulüplerinde nasıl yıpratıcı sonuçlar doğurduğunu görmek isteyenler, dönüp Karaman Futbol Kulübü’nün son yıllardaki sürecine bakmalıdır.
Bir şehrin takımı, o şehrin ortak değeridir. Siyasi görüşü ne olursa olsun; sağcının da solcunun da milliyetçinin de muhafazakârın da aynı tribünde buluşabildiği nadir alanlardan biridir futbol.
Ama ne yazık ki biz, futbolu da kutuplaşmanın içine çekiyoruz.
Karaman FK’nın yaşadığı düşüş sadece sportif başarısızlıkla açıklanamaz. Çünkü futbol kulüpleri, özellikle Anadolu’da, moral ve birliktelikle ayakta kalır. Siz kulübü şehrin ortak değeri olmaktan çıkarıp siyasi kamplaşmanın bir parçası hâline getirirseniz; tribün de bölünür, destek de azalır, aidiyet de zayıflar.
2024 yerel seçimleri sürecinde kulüp başkanının açık şekilde taraf olması, hatta “Falanca belediye başkanlığını kazanırsa istifa ederim” tarzındaki talihsiz çıkışları, ister istemez kulübü siyasetin içine çekti. Başkan sözünü tuttu ve istaifa etti ama başkanın istifasından sonra kaç defa yönetim değişti, başkan değişti ancak O saatten sonra mesele artık sadece futbol olmadı. İnsanlar takımı değil, tarafları konuşmaya başladı.
Oysa bir kulüp başkanı; siyasetin değil, şehrin tamamının başkanı gibi davranmalıdır. Çünkü forma, parti rozeti değildir.
Halk arasında kullanılan bir söz vardır: “90’la giden otobüsün tekerine bıçak sokuldu.” Aslında Karaman FK’nın yaşadığı süreç biraz da buna benziyor. Takım belirli bir ivme yakalamışken, şehir kenetlenme ihtiyacı duyarken; gereksiz tartışmalar, kırgınlıklar ve kutuplaşmalar enerjiyi dağıttı. Sonuçta Karaman Futbol Kulübü 2. Lig’den 3. Lig’e düştü.
Elbette tek sebep bu değildir. Ekonomik sorunlar vardır, yönetimsel hatalar vardır, teknik başarısızlıklar vardır. Ama şehir psikolojisinin bozulmasının da etkisi küçümsenemez.
Bugün Amedspor tartışılırken de, Karaman FK konuşulurken de, aslında aynı temel mesele karşımıza çıkıyor:
Futbol, birleştiren bir güç mü olacak, yoksa siyasetin ve kutuplaşmanın yeni kavga alanı mı?
Çünkü şehir takımları siyaset üstü kaldığı sürece büyür. Aksi hâlde insanlar armaya değil, karşı karşıya geldikleri kimliklere bakmaya başlar.
Ve unutulmamalıdır: Bir şehrin takımı düşerse, aslında biraz da o şehrin ortak ruhu yara alır.
Dileğimiz Karaman FK'nın yeni sezonda tekrar 2. lige çıkması...









Karaman FK’yı kendi siyasi hesaplarının ve şahsi projelerinin basamağı gibi kullananlar, Karaman’da istedikleri karşılığı bulamayınca kulübü yüzüstü bırakıp gittiler. Bugün “borçsuz bıraktık” diye algı yapanların arkasından çıkan tablo ortada: borç içinde bir kulüp, 3. Lig’e düşmüş bir takım ve küstürülmüş bir şehir. Belediye Başkanı’na, OSB’ye ve Karaman’ın dinamiklerine kafa tutmanın bedelini kendileri değil, Karaman FK ödedi. Bu kulüp kimsenin siyasi hırslarının oyuncağı değildir. Bu zihniyet camiayı dağıttı, taraftarı soğuttu, takımı da uçurumun kenarına getirdi.
Bu işler konuşmayla olmuyor sahaya aç çıkan oyuncular buz gibi yerde yeten hocalar spırcular yemek yok bi su içmeye yok kahvaltıda çay bulamassın bu sorun takımı bu hale koyanlar bir hoca cebinden çocuklara yemek yidiriyorsa kıredi kartını kullanıp bi şehrin takımı için çoluk çocuğunun rıskını yidiriyorsa o insanların hakı ödenmiyorsa beş kuruş maaş almadan 8 ay hizmet ediyorsa bu insanlıga karşı ailesinin tesisi iki ay temizlik yaptırıp paraları ödenmiyorsa kul hskı yiyip maçtan maça gelip gövde gösterisi yapulıyorsa bunun hesabı sorulmalı bu takım a sezın başı ve sonuna kadar yardım kim yaptı çıksın yaptım dedin yaptıysa bu ysrdım kime geldi kim aldı calışan personelleri paraları ödenmedi yok yok bence bu şehirde bi kaç bu işi yapan kişiler elini çeksin bu takım a yazık bu takımın bi sezon boyunca çektiğini bilen biliyor siyaset adıyla kimlerin ne yaptığını herkes biliyor ni tek kulüp başkanı ve sağlam 3 yönetici var durmadan konuşulacak çok şey var yazık