Sosyal medyada dolaşan bir görsel vardı geçtiğimiz günlerde…
“Ben 8 tavşan görüyorum, ya sen?” diyordu.
Kimisi 8 buldu, kimisi 10… Kimisi yorum yaptı, kimisi arkadaşını etiketledi. Dakikalar içinde binlerce kişiye ulaştı. Çünkü bazen insanlar düşünmekten çok oyalanmak, tartışmaktan çok gülümsemek istiyor.
Aslında mesele tavşan değil…
Mesele, neye bakınca neyi gördüğümüz…
Bugün sosyal medyada dikkat çekici bir gerçekle karşı karşıyayız. Bir şehrin altyapı sorunu, vatandaşın yaşadığı mağduriyet, ekonomik sıkıntılar, adalet beklentisi ya da kamu yararını ilgilendiren önemli haberler çoğu zaman birkaç yüz etkileşimde kalırken; basit bir görsel, kısa bir mizah paylaşımı veya gündem dışı bir içerik binlerce kişiye ulaşabiliyor.
Bu durum sadece Karaman’a özgü değil elbette. Çağın dijital alışkanlıklarının oluşturduğu yeni bir toplumsal refleks… İnsanlar yoğun hayat temposu içinde yoruluyor. Sürekli kriz, tartışma ve olumsuz haber görmek istemiyor. Birkaç saniyelik tebessüm veren içerikler daha cazip geliyor.
Ancak burada üzerinde düşünülmesi gereken başka bir gerçek var:
Bir toplum sadece eğlenerek değil, yaşadığı şehre karşı duyarlılık göstererek de ayakta kalır.
Çünkü bir memlekette eksikler konuşulmuyorsa, sorunlar görünmüyorsa, vatandaş ses vermiyorsa; zamanla o şehirde sessizlik büyür. Sessizlik büyüdükçe de çözüm üretecek ortak irade zayıflar.
Gazetecilik tam da burada önem kazanıyor. Bizler bazen bir mağdur vatandaşın sesini duyuruyoruz, bazen yapılmayan bir hizmeti gündeme taşıyoruz, bazen de insanların yüzünü gülümseten paylaşımlar yapıyoruz. Çünkü hayat yalnızca krizlerden ibaret değil.
Ama yalnızca eğlenceden ibaret de olmamalı…
Bir paylaşımın altına yüzlerce yorum yapılırken, şehrin gerçek meselelerinin sessiz kalması aslında hepimize küçük bir mesaj veriyor:
Toplum olarak neye ne kadar dikkat verdiğimiz, nasıl bir şehirde yaşayacağımızı da belirliyor.
Elbette insanlar gülecek, eğlenecek, nefes alacak. Buna kimsenin itirazı olamaz. Fakat aynı duyarlılığı; haksızlıklara, şehir sorunlarına, gençlerin geleceğine, vatandaşın yaşadığı sıkıntılara da gösterebildiğimiz gün, sosyal medya sadece vakit geçirilen bir alan olmaktan çıkıp gerçekten toplumsal fayda üreten bir mecra hâline gelir.
O yüzden mesele yalnızca “kaç tavşan gördüğümüz” değil…
Asıl mesele, memleketin gerçeğini görüp görmediğimizdir.







