Aileyi Korumak İçin Önce Geçim Derdi Bitmeli...
2025 yılı "Aile Yılı" ilan edildi. Devlet yetkilileri, aile yapısını güçlendirmek, boşanmaları azaltmak ve toplumun temel taşı olan aileyi korumak için çeşitli projeler geliştireceklerini söylüyorlar. Ancak, asıl soru şu: İnsanlar geçim derdi içindeyken, sosyal adalet sağlanmamışken, aile nasıl korunacak?
Bugün milyonlarca emekli, aldığı maaşla temel ihtiyaçlarını bile karşılayamaz halde. Asgari ücretle çalışan bir baba, evini geçindirebilmek için ek iş yaparken ailesine vakit ayıramıyor. Üniversite mezunu gençler, iş bulmakta zorlanıyor ve evlenmeyi hayal bile edemiyor. Kiralar almış başını gitmiş, gıda fiyatları uçmuş… Bu şartlar altında aile yapısının korunması ne kadar mümkün?
EKONOMİK SORUNLAR BOŞANMALARI ARTIRIYOR
Boşanma oranlarına bakıldığında en büyük sebeplerden birinin ekonomik sıkıntılar olduğu görülüyor. Geçim derdi, eşler arasında anlaşmazlıklara yol açıyor, psikolojik baskıyı artırıyor ve mutsuz evlilikleri tetikliyor. Ekonomik darboğaz, sadece eşler arasındaki ilişkiyi değil, çocukları da derinden etkiliyor. Anne babası geçim mücadelesi verirken ilgisiz büyüyen çocuklar, ilerleyen yıllarda daha büyük psikolojik ve toplumsal sorunlarla karşı karşıya kalıyor.
AİLE YILINDA ÖNCELİK NE OLMALI?
Eğer gerçekten aileyi korumak istiyorsak, önce geçim sıkıntısını çözmek zorundayız. Bunun için;
Emekli maaşlarının insanca yaşanabilecek seviyeye getirilmesi,
Asgari ücretin gerçek enflasyona göre düzenlenmesi,
Gençlerin istihdam edilmesi ve evlenmeleri için desteklenmesi,
Kira ve temel ihtiyaç fiyatlarının kontrol altına alınması,
Sosyal devlet anlayışının güçlendirilmesi gerekiyor.
Sosyal adalet olmadan, gelir dağılımı düzeltilmeden, ekonomik refah sağlanmadan aile yapısının korunması mümkün değil. “Aile Yılı” ancak bu sorunlar çözüldüğünde anlam kazanır. Çünkü mutlu bireyler, güçlü aileler demektir. Ve güçlü aileler olmadan, güçlü bir toplum inşa etmek imkânsızdır.






