Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimleri, sadece bir liderin zaferi değil, aynı zamanda bir halkın iradesini özgürce ortaya koymasının gurur verici bir göstergesi oldu. Cumhuriyetçi Türk Partisi Genel Başkanı Tufan Erhürman’ın yüzde 62,8’lik oy oranıyla kazandığı seçim, Kıbrıs Türk halkının demokrasiye olan inancını ve kendi geleceğini belirleme konusundaki kararlılığını bir kez daha tüm dünyaya gösterdi.
Bu sonuç, hepimize önemli mesajlar veriyor. Öncelikle, Kıbrıs Türk halkının iradesine saygı duymak, bu topraklarda barışın ve istikrarın temel şartıdır. Halk kimi seçerse seçsin, o tercih demokratik bir haktır ve sonuna kadar meşrudur.
Ancak unutmamamız gereken bir gerçek var: Kıbrıs, Türkiye için sadece bir ada değildir; tarihî, stratejik ve duygusal bir emanettir. Bu topraklar, yüzlerce yıllık mücadelenin, binlerce şehidin kanıyla sulanmış; Rum mezalimine karşı verilen destansı direnişin sembolüdür. Kıbrıs Türk halkı bugün özgür bir şekilde sandığa gidebiliyorsa, bu Türkiye’nin güçlü desteği ve fedakârlığı sayesindedir.
Elbette Kıbrıs Türk halkı, kendi geleceğini özgürce belirleyecek iradeye sahiptir. Ancak bu özgürlük, Türkiye’den uzaklaşmayı değil, tam tersine kardeşlik bağlarını güçlendirmeyi, dayanışmayı ve ortak geleceği ifade etmelidir. Kıbrıs Türkleri, Rum tarafının ve bazı dış güçlerin yıllardır yürüttüğü ayrıştırıcı politikalara karşı Türkiye’nin yanında durarak varlığını korumuştur.
Bu nedenle seçim sonucunu yanlış yorumlayarak Türkiye-KKTC ilişkilerine gölge düşürmeye çalışan çevrelerin oyununa gelmemek gerekir. Kıbrıs Türk halkı kendi liderini seçmiştir; biz bu karara saygı duyarız. Ama unutulmamalıdır ki Kıbrıs’ın güvenliği ve geleceği, Türk milletinin ortak meselesidir.
Rum tarafı, Avrupa Birliği üzerinden yürüttüğü siyasetiyle hâlâ Kıbrıs Türk halkının haklarını görmezden geliyor, adadaki eşit egemenliği kabullenmemekte direniyor. İşte tam da bu nedenle, bugün her zamankinden daha fazla birlik içinde olmak, geçmişin fedakârlıklarını unutmadan geleceğe umutla bakmak zorundayız.
Bu bağlamda, Tufan Erhürman’ın seçimden sonra yaptığı “Hepimizin Cumhurbaşkanıyım” mesajı ve “Dış politikada Türkiye ile birlikte hareket edeceğiz” açıklaması son derece önemli ve anlamlıdır. Bu yaklaşım, hem Kıbrıs Türk halkına güven vermekte hem de Türkiye-KKTC ilişkilerinde yeni bir sayfanın habercisi olmaktadır.
Bu seçim bize bir kez daha hatırlattı ki:
Demokrasi, iradeye saygı ile güçlenir.
Kardeşlik ise geçmişin fedakârlıklarını unutmadan yaşatılır.
Kıbrıs Türk halkını demokrasiye olan inancı için kutluyor, şehitlerimizin emaneti olan bu topraklarda kardeşliğimizin ve birliğimizin ebedî olmasını diliyoruz.







