2025 Aile Yılı: Annelerimiz ve Çocuklarımız
Bizim kültürümüzde aile, toplumun en sağlam kalesidir. O kalenin direği de çoğu zaman annedir. Çünkü Türk töresinde, “Yuvayı dişi kuş yapar.” Anne sadece yemek pişiren, ev düzenleyen biri değildir; evladına sevgiyi, inancı, ahlakı ve değerleri öğreten ilk öğretmendir.
Bugün ise tablo farklı. Sabah işe koşan anne, akşam yorgun argın evine dönebiliyor. Baba da aynı şekilde. Çocuk okuldan geldiğinde evde bir kap yemekten çok, bir çift sıcak göz arıyor ama çoğu zaman bulamıyor. Böyle olunca da çocuğu sokak, televizyon ve internet karşılıyor. Orada ne gördüğünü, kimden etkilendiğini ise kimse bilemiyor.
Üstelik bu yalnızca gündüz çalışan ailelerin sorunu değil. Özel sektörde çalışan anneler ve babaların büyük bir kısmı gece vardiyalarında, çoğunlukla 12 saatlik uzun mesailerle hayatını kazanıyor. Bir yanda evin geçim derdi, diğer yanda uykusuzluk ve yorgunluk… Çocuğa zaman ayırmak neredeyse imkânsız hale geliyor.
Sonuç ortada: TÜİK verilerine göre 2024’te güvenlik birimlerine gelen çocukların %8,2’si uyuşturucu suçlarıyla ilişkilendirildi. 2023’te çocukların karıştığı olay sayısı 537 bini aştı, bunların %4,9’u madde suçlarından oluştu. Bu tablo, çocuklarımızın sokakta ve ekranda yalnız bırakıldığını acı bir şekilde gösteriyor.
Eskiden mahalle bir bütündü, herkes birbirine sahip çıkardı. Ama en büyük güven, yine anneydi. Çünkü çocuk, annesinin dizinin dibinde büyür; doğruyu yanlışı orada öğrenirdi. Bugün bu değer hızla kayboluyor.
Devlet elbette bazı adımlar atıyor. Örneğin 2025’te uygulanan Aile Destek Programı kapsamında, kişi başına aylık geliri 450 TL’nin altında olan ailelere 1.250 TL yardım yapılıyor. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı verilerine göre de ihtiyaç sahiplerine bu yıl 85 milyar TL’den fazla kaynak aktarıldı. TÜİK’in “Sosyal Koruma İstatistikleri 2023” raporuna göre, sosyal yardımlar içinde en büyük pay aile ve çocuk desteklerine (%51,2) ayrılmış durumda.
Bunlar önemli adımlar ama rakamlar çok komik ve yeterli değil. Çünkü mesele yalnızca ekonomik destek değil; aynı zamanda ailenin çocuğa vakit ayırabilmesi. Devletin yapması gereken şey çok açık: Çocuklarını büyütmek isteyen annelere sahip çıkmak, onların evde kalmasına imkân sağlamak. Hatta bunun için maaş bağlamak. Bu bir lütuf değil, geleceğe yapılan en büyük yatırımdır.
Çünkü uyuşturucuya, suça, umutsuzluğa sürüklenen her gencin topluma maliyeti, bugün annelere verilecek destekten katbekat daha ağırdır. Anneler evinde huzurlu, çocuklar güvenli, babalar umutlu olursa; yarınlarımız da sağlam olur. Kaynak var… Önemli olan bu kaynağı doğru yerde kullanmak.
Unutmayalım: Bizim töremizde anne evladına sahip çıkarsa, toplum dimdik ayakta kalır. Devletin en büyük görevi de işte bu ocakları ayakta tutmaktır.







