Ramazan ayı…
Sadece takvimdeki bir zaman dilimi değil; merhametin, paylaşmanın ve kardeşliğin yeniden hatırlandığı müstesna günlerdir. Bu ruhun çocuklarımız tarafından yaşanması ise en az ibadet kadar kıymetlidir.
Bu nedenle Millî Eğitim Bakanlığı tarafından okullarda düzenlenen Ramazan etkinliklerini son derece anlamlı ve değerli buluyorum.
Toplumların geleceği yalnızca bilgiyle değil, değerlerle de inşa edilir. Bir neslin sağlam yetişmesi; akademik başarı kadar, milli ve manevi değerlerle buluşmasına da bağlıdır. İşte bu noktada Millî Eğitim Bakanlığı tarafından Ramazan ayı vesilesiyle okullarda gerçekleştirilen etkinlikleri son derece kıymetli bulduğumu ifade etmek isterim.
Ramazan; sadece oruç tutulan bir ay değil, aynı zamanda paylaşmanın, yardımlaşmanın, merhametin ve dayanışmanın en yoğun hissedildiği zaman dilimidir. Bu ruhun çocuklarımıza küçük yaşlardan itibaren anlatılması, yaşatılması ve bir kültür haline getirilmesi büyük önem taşır.
Okullarımızda düzenlenen Ramazan temalı etkinlikler, öğrencilerimizin bu değerleri yaşayarak öğrenmelerine vesile oluyor. Bir lokmayı paylaşmanın, bir arkadaşını düşünmenin, büyüklere saygı göstermenin ve toplum olma bilincinin temelleri böyle zamanlarda atılıyor.
Eğitim yalnızca ders kitaplarından ibaret değildir. Bir çocuğun kalbine dokunabilmek, ona iyiliğin ve erdemin yolunu gösterebilmek en büyük kazanımdır. Bu nedenle yapılan çalışmaların, çocuklarımızın hem karakter gelişimine hem de kültürel kimliklerinin güçlenmesine katkı sunduğunu düşünüyorum.
Bu vesileyle başta Millî Eğitim Bakanımız Sayın Yusuf Tekin olmak üzere emeği geçen tüm eğitim yöneticilerine, öğretmenlerimize ve katkı sunan herkese teşekkür etmek gerekir.
Bu etkinliklerin benim için ayrı bir anlamı da oldu. Karaman Yem Sanayi İlkokulu’nda gerçekleştirilen programda 4. sınıf öğrencisi torunum Emir Efe Göktekin’in de görev aldığını görmek bana büyük bir gurur yaşattı. Çocukların gözlerindeki heyecanı ve mutluluğu görmek, yapılan işin ne kadar doğru olduğunu bir kez daha gösteriyor.
Unutmayalım ki değerlerini kaybetmeyen toplumlar ayakta kalır. Geleneklerini yaşatan milletler geleceğe daha güçlü yürür. Okullarımızda atılan bu küçük ama anlamlı adımlar, yarının vicdanlı ve sorumluluk sahibi nesillerini yetiştirecektir.
Temennimiz; bu güzel çalışmaların artarak devam etmesi, çocuklarımızın hem bilgiyle hem de değerlerle büyümesidir. Çünkü güçlü bir toplum, ancak iyi yetişmiş nesillerle mümkündür.







