Bugün Karaman, sorunlarıyla boğuşan ama çözüm bekleyen bir şehir. Yolundan suyuna, eğitiminin kalitesinden sağlık hizmetlerine kadar birçok konuda vatandaşın derdi var. Fakat bu dertler ya gündeme gelmiyor ya da gelince üzeri örtülüyor. Basın, halkın sesi olması gerekirken, kimi zaman sessizliği tercih ediyor; kimi zaman da güçlülerin sözcülüğünü yapıyor. Oysa gerçek gazetecilik, risk alsa da doğruyu yazabilmekten geçer.
Geçtiğimiz günlerde Osman Nuri Koçak hocamız, Uyanış Gazetesi’nde 08 Ağustos 2025 tarihli yayımlanan ''DUYAN VAR MI?'' konulu köşe yazısında Karaman’ın dünü ve bugünü üzerine çok önemli tespitlerde bulundu. Hocamızın satırlarında hem memleket sevdası hem de mesleğe duyduğu sadakat öylesine netti ki… Okurken, o “bir zamanlar” dediği günler gözümde canlandı.
Evet, bir zamanlar bu şehirde gazeteler, radyolar, televizyonlar vardı. Bir zamanlar gazeteciler vardı; her soruyu yöneticilere çekinmeden soran, yapılanı-yapılmayanı sorgulayan, halkın sesi olan gazeteciler… Ve o günlerde yöneticiler, bu soruları duymazdan gelmez; kamuoyunun önünde tartışmaya açar, hesap vermekten geri durmazlardı.
Biz de o bir zamanların gazetecilerinin içindeydik. Her haberde “acaba Karaman’a bir faydamız olur mu?” diye çabalardık. Sayıca azdık, imkânlarımız sınırlıydı ama birlik ve beraberliğimiz vardı. Bir gazetecinin burnu kanasa, bir haksızlığa uğrasa hepimiz yanında olurduk. Gazeteciler cemiyeti de üzerine düşeni yapardı.
Bugün hâlâ Karaman sevdalısı gazeteciler var; ancak ne yazık ki o eski vizyon sahibi yöneticiler yok. Şimdi haklı bir konuyu gündeme getiren gazeteci, hemen tehdit ediliyor. Ailesiyle, işiyle, mesleğiyle linç edilmeye çalışılıyor. Yöneticilerde hoşgörü kültürü neredeyse tamamen kaybolmuş durumda. Eleştiriyi hizmete katkı olarak görmek yerine kişisel saldırı gibi algılıyorlar. Hatta eleştiri yapanlara mobbing uygulanıyor, ekonomik olarak yok edilmek için itibarsızlaştırma kampanyaları yürütülüyor.
Basının büyük bir kısmı ise ya ekonomik baskılarla ya da siyasi ilişkilerle bağımlı hale gelmiş durumda. Yöneticiler, yaptıklarını ve ettiklerini kendi web sayfalarından duyurmakla yetiniyor, sokaktaki vatandaşın derdini görmek istemiyor. Oysa eskiden yapılan her icraat, basının gözü önünde, kamuoyu huzurunda tartıya çıkardı.
Ama yine de umudumu kaybetmiyorum. Çünkü inanıyorum ki bu şehirde doğru söz, er geç yankı bulur. Bugün susturulmaya çalışılsa da hakikat, bir gün mutlaka konuşacaktır. Kalemin daim olsun Osman abi… Biz sustuğumuz gün, “bir zamanlar konuşanlar vardı” diyecekler. İşte bu yüzden ne pahasına olursa olsun yazmaya devam etmeliyiz. Çünkü susan bir şehir, kendi geleceğini sessizce kaybeder.
https://www.karamandauyanis.com/yazarlar/osman-nuri-kocak/duyan-var-mi/93501







