10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü…
Bir kutlamadan çok, bir muhasebe günüdür aslında.
Kalemin neyi temsil ettiğini, haberin kim için yapıldığını, gazeteciliğin hangi vicdani zeminde durması gerektiğini yeniden düşünme günüdür 10 Ocak.
Gazetecilik; yalnızca olup biteni aktarmak değildir.
Gazetecilik, hakikatin izini sürmektir.
Hakkın, hukukun ve adaletin yanında durabilme cesaretidir.
Güçlünün değil, mazlumun sesini duyurabilmektir.
Bu yüzden gerçek gazetecilik; iktidarlara, makamlara, reklamlara ya da korkulara yaslanmaz. Dayanağını kamu vicdanından alır. Kalemini kimseye borçlu kılmadan, gerçeği olduğu gibi yazabilme iradesidir.
Yerel basın ise bu sorumluluğun en ağır yükünü taşıyan alandır.
Çünkü yerel gazeteci; haberini yaptığı kişiyle aynı sokakta yürür, aynı çarşıdan geçer, aynı şehirde yaşar. Yazdığı her cümle, ertesi gün yüz yüze gelinen bir gerçeğe dönüşür. Bu da yerel gazeteciliği hem daha zor hem de çok daha kıymetli kılar.
İmkânların sınırlı olduğu, ekonomik baskıların her geçen gün arttığı bir ortamda; yerel basın çoğu zaman ayakta kalma mücadelesi verir. Reklam gelirleri azalır, maliyetler artar, dijitalleşmenin yükü omuzlara biner. Buna rağmen birçok yerel gazeteci, mesleğini yalnızca bir geçim kapısı olarak değil, bir kamu görevi bilinciyle sürdürmeye çalışır.
Elbette eksikler vardır, hatalar yapılır. Ancak unutulmamalıdır ki gazetecilik; kusursuz insanların değil, vicdanlı insanların mesleğidir. Yanlışı gördüğünde düzeltmeye çalışan, eksiğini fark ettiğinde telafi etmeye gayret edenlerin yoludur.
Bugün, gazeteciliğin itibarının tartışıldığı bir çağdayız.
Gazetecilik; suskunluğu çoğaltmak değil, doğruyu çoğaltmaktır.
Korkuyu büyütmek değil, umudu diri tutmaktır.
Ve her şartta, “Bu haberi kamu yararı için yapıyorum” diyebilmektir.
Ben de bu mesleğin mutfağından gelmiş, yıllarca kalemin yükünü omuzlarında taşımış eski bir gazeteci olarak; zor şartlar altında mesleğini onuruyla sürdüren, kalemini satmadan yazmaya devam eden, yerelde ya da genelde fark etmeksizin hakikatin izini süren tüm meslektaşlarımın 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü yürekten kutluyorum.
Bu vesileyle Karaman’daki gazeteci cemiyetlerine de küçük bir hatırlatmada bulunmak isterim:
Gazetecinin itibarı, gazetecinin en büyük sermayesidir. Meslektaşlarımızın onurunu zedeleyecek baskılara, itibarsızlaştırma çabalarına ve yalnızlaştırmalara karşı daha güçlü, daha koruyucu ve daha dayanışmacı tedbirler almak; sadece bireysel değil, kurumsal bir sorumluluktur.
Kaleminiz güçlü, vicdanınız rehber, yolunuz açık olsun.







