Veysel Göktekin

Veysel Göktekin


BUGÜN DEĞİL DE NE ZAMAN?

14 Aralık 2020 - 14:38 - Güncelleme: 06 Şubat 2021 - 00:32

Bütün dünyayı saran Koronavirüs nedeniyle tüm dünya da olduğu gibi ülkemizde de çok sayıda işyeri kapandı ya da kapatıldı. Yüzbinlerce insan işini kaybetti. Devletimiz bütün kurumları ile birlikte bu olumsuzluklar karşısında gereken tedbirleri alıyor ve almaya devam ediyor. Bundan en küçük bir şüphemiz yok. Ancak, milletin sırtından karlarına kar katan bankalar, elektirik ve doğalgaz dağıtım şirketleri, devlet desteği ve teşfikleri ile ithal eden, para kazanan, üretim yapan bazı büyük işletmeler her nedense bu olumsuz durumda dahi fırsatçılık yapmaktan geri durmuyorlar. Vatandaşın derdi yoksulluğu kimsenin umrunda değil. Onlar zamlarına zam, karlarına kar, faizlerine faiz katmakla meşgüller.

Geçenlerde Resmi Gazete de yayımlanan bir tebliğe göre elektrik dağıtım ve tedarik şirketlerinin temsil, ağırlama ve seyahat gibi bazı harcamaları 5 yıl daha elektrik faturalarına yansıtılacak.

Resmi Gazete'de yayımlanan Elektrik Dağıtım Tarifesinin Düzenlenmesi ile Perakende Satış Tarifesinin Düzenlenmesi hakkındaki iki ayrı tebliğe göre 2021 ve 2025 yılı aralığındaki 5 yıllık dönemde elektrik dağıtım şirketleriyle elektrik tedarik şirketlerinin yaptıkları masraflar, elektrik faturasına yansıtılacak.

Pandemi döneminde hemen her iş alanında sorunlar baş gösterirken, vatandaşların keyfini kaçırabilecek bazı detaylar da gün yüzüne çıkıyor. Alınan bir karara göre elektrik dağıtım şirketlerinin yıl içinde yaptıkları temsil ve ağırlama giderleri, üye oldukları derneklere ödenen aidatlar, verilen ilanların giderleri gibi tüketicileri pek de ilgilendirmeyen birçok harcama elektrik faturalarına yansıtılacak.

Bu kadarına da pes doğrusu...

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) derhal bu konuya el atmalı ve bu tebliğe karşı kararlar almalı...

Öyle bir süreçteyiz ki, toplumsal kırılmaların beslediği ekonomik darboğazı yaşıyoruz...
Asıl sorun, ekonomik krizin beslediği sosyal kırılmalar başlayınca olacaktır...
Eğitim problemleri, aile parçalanmaları, işsizlik, ruhsal çöküntüler vb vb...

Evde kal demek kolay. Bu millete 'Evde kal.' demek kolay, kal dedin mi millet kalıyor zaten. Önemli olan milleti evde tutmak. Bunun için de vatandaşın geçim sıkıntısını, borcunu, faizini, kredisini çözmemiz gerekiyor.

Devletimizin, uygulamaya koyduğu bazı önlemlerle bir nebze olsun milletimizin derdine çare olsa da bu yeterli değil. Devletimize ait Türk Kızılay'ı, AFAT vb. yardım kuruluşları ve bazı özel vakıf ve dernekler yardıma muhtaç vatandaşlarımıza yardım için elinden geleni yapıyor ve yapmaya çalışıyor ama bu yetersiz. Devletin yapamadığı, ulaşamadığı, göremediği mağduriyetler olabilir. Bu zorlu günlerde herşeyi devletten beklemek elbette doğru değil. Devletin milletin kaynaklarını emeklerini birikimlerini sömürenlerden beklentimiz yok zaten. Devletin ulaşamadıklarına da biz ulaşalım.

Bu zorlu ve çetin günlerde, dara düşmüş, işini kaybetmiş insanları arayıp bulalım, samimiyetle onların halini hatırını soralım, yüküne omuz verelim, yarasına merhem olalım.
Bugünler de elbette gelip geçecek, acılar, sıkıtılar unutulacak ama geriye sadece yaptığımız bu iyilik ve güzellikler kalacak.

YORUMLAR

  • 1 Yorum