Türkiye'nin birçok noktasında peş peşe çıkan orman yangınları hepimizin yüreğini yakıyor. Alevler yalnızca ağaçları değil; umutları, yuvaları ve binlerce canlının yaşam alanını da kül ediyor.
Yangınların kesin sebepleri, yetkili kurumların yapacağı incelemeler sonucunda ortaya çıkar. Ancak bildiğimiz bir gerçek var ki; ormanlara verilen zararların önemli bir kısmı doğrudan ya da dolaylı olarak insan kaynaklı ihmallerden ve sorumsuz davranışlardan kaynaklanmaktadır.
Ormanlarımız sadece ağaç topluluğu değildir.
Onlar vatan toprağımızın nefesidir. Suyumuzun, havamızın, geleceğimizin teminatıdır. İçinde yaşayan her canlı ise bize emanet edilmiş birer candır.
Hz. Ömer'in şu sözü, yöneticilere olduğu kadar hepimize de önemli bir sorumluluk yüklemektedir:
"Fırat kıyısında bir koyunu kurt kapsa, hesabı Ömer'den sorulur."
Bu anlayış, sorumluluk bilincinin en güzel örneklerinden biridir.
Bugün yanan ormanlarda sadece kuzular değil; kuşlar, sincaplar, kaplumbağalar, böcekler ve sayısını bilemediğimiz nice canlı yaşamını kaybediyor. Onların sesi olamıyorsak bile, en azından onları koruyacak bilinci göstermek zorundayız.
Ormanlarımızı korumak sadece devletin değil, seksen altı milyonun ortak görevidir. Dikkatsizce atılan bir izmarit, söndürülmeden bırakılan bir ateş ya da küçük görülen bir ihmal, yılların emeğini ve binlerce canı birkaç saat içinde yok edebilir.
Unutmayalım...
Orman yanarsa sadece ağaçlar yanmaz; geleceğimiz de yanar.
Rabbim ülkemizi her türlü afetten muhafaza etsin, yangınlarla fedakârca mücadele eden tüm görevlilerimize güç ve kuvvet versin. Kaybettiğimiz her canın acısını yüreğimizde hissediyor, daha yeşil ve daha bilinçli bir Türkiye için hepimize sorumluluk düşüyor...
Kamuoyunda yer alan iddialara göre, Muğla'da devam eden yangınların gölgesinde bazı bölgelerde yaban keçileri için av ihalesi planlandığı öne sürülüyor. Eğer bu iddialar doğruysa, bunun vicdanlarda derin bir yara açacağı açıktır.
"Yangından kurtulanlar pusuda ölmesin" diyerek duyarlılık çağrısı yapan Serhat Okur'un başlattığı kampanya da bu kaygının bir yansımasıdır. Talep; ihalenin yeniden değerlendirilmesi ve özellikle yangından etkilenen bölgelerde yaban hayatının korunmasına yönelik tedbirlerin artırılmasıdır.
Ormanlar yalnızca ağaçlardan ibaret değildir. Her kuşun, her sincabın, her yaban keçisinin bu ekosistemde bir yeri vardır. Doğayı korumak; geleceğimizi, vicdanımızı ve ortak yaşamı korumaktır.
Dileğimiz; yangınların bir an önce kontrol altına alınması, zarar gören ekosistemlerin yeniden canlanması ve yaban hayatını önceleyen kararların alınmasıdır.