İsrail'den Ortadoğu’da Ateşi Harlayacak Karar.
İsrail Meclisi’nin, Filistinlilere idam cezası uygulanmasını öngören yasa tasarısını kabul etmesi, sadece hukuki değil, insani ve toplumsal bir felakettir. Batı Şeria ve Gazze’de binlerce Filistinli tutuklunun geleceğini tehdit eden bu karar, Ortadoğu’daki ateşi daha da harlayacak bir politik adım olarak kayda geçmiştir. Uluslararası toplumun bu tür gelişmeler karşısında sessiz kalmaması, hukukun evrensel ilkeleri çerçevesinde tutarlı bir duruş sergilemesi büyük önem taşır. Çünkü barış, yalnızca çatışmaların sona ermesiyle değil; adaletin tesis edilmesiyle mümkün olur.
Bu yasa, bir devletin “güç” gösterisi değildir. Bu, insanlık ve hukukun göz ardı edilmesidir. Uluslararası hukuk, ayrımcı ve keyfi infazları yasaklar. Ancak kabul edilen yasa, Filistinli tutukluların yaşam hakkını tamamen belirsiz bir zemine taşımaktadır. Bu, sadece bireylerin değil, toplumların güvenliğine ve geleceğine karşı bir saldırıdır.
Toplumların hafızasında en tehlikeli an, insan hayatının siyaset ve ideoloji uğruna değersizleştiği zamandır. İsrail’in bu adımı, sadece Filistinli bireylere değil, bölgedeki tüm sivil barış çabalarına darbe vuracak niteliktedir. Uluslararası toplumu göreve çağırıyoruz: Bu yasa geri çekilmelidir, keyfi infaz tehdidi ortadan kaldırılmalıdır.
Bir kez daha hatırlatmak gerekir: Savaşlar silahlarla değil, adalet ve hakikatle kazanılır. Filistinli mahkumlara yönelik idam cezası tehdidi, barışı ve güveni yok sayan bir karar olarak tarih sayfalarına geçecektir. Ortadoğu’nun geleceğini karartan her adım, sadece bugün değil, yarının da kanayan yarası olacaktır.







